Türkiye'nin ilk ve tek FEM üyesi mühendislik firmasıdır.
Türkiye'nin ilk ve tek FEM üyesi mühendislik firmasıdır.
Depo raf sistemleri çoğu zaman yalnızca düşey yük taşıyan yapılar gibi değerlendirilir. Oysa deprem sırasında raflar yatay ivme etkisi altında çalışan dinamik taşıyıcı sistemlere dönüşür. Bu nedenle doğru projelendirilmemiş veya sonradan kontrol edilmemiş raf sistemlerinde deprem hasarı çok sık görülür.
Türkiye gibi yüksek sismik risk taşıyan ülkelerde depo raf sistemi deprem güvenliği, yalnızca iyi bir mühendislik uygulaması değil; aynı zamanda iş sürekliliği, çalışan güvenliği ve hukuki sorumluluk açısından kritik bir gerekliliktir.
Bu yazıda şu sorulara teknik olarak cevap veriyoruz:
Deprem sırasında raf sistemlerine yalnızca aşağı doğru yük etkimez. Aynı anda üç farklı etki oluşur:
Özellikle yüksek raf sistemlerinde yatay kuvvetler çoğu zaman düşey yüklerden daha kritik hale gelir.
Bu nedenle raf sistemleri yalnızca statik yük hesabı ile güvenli kabul edilemez.
Deprem davranışı mutlaka ayrıca incelenmelidir.
Sahada yapılan incelemeler ve Avrupa raf güvenliği raporları göstermektedir ki raf sistemi göçmelerinin büyük bölümü aşağıdaki nedenlerden kaynaklanır:
Türkiye’de kurulu raf sistemlerinin önemli bir kısmı deprem hesabı yapılmadan kurulmuştur.
Standart statik hesaplar yalnızca:
Bu nedenle raf sistemi deprem dayanımı projelendirme aşamasında belirlenmelidir.
Deprem sırasında raf sistemlerinin en zayıf noktası genellikle ankraj bağlantılarıdır.
Sahada sık karşılaşılan hatalar yetersiz ankraj sayısı, yanlış ankraj tipi, düşük beton dayanımı, ankraj yerleşim hataları özellikle yüksek raf sistemlerinde devrilmeye neden olabilir.
Avrupa uygulamalarında ankraj kapasitesi sismik hesapların temel parametrelerinden biridir.
Raf kolonları çoğunlukla ince cidarlı soğuk şekillendirilmiş profillerden üretilir.
Bu profiller hafiftir, ekonomiktir, montajı kolaydır. Ancak deprem sırasında burkulmaya karşı hassastır. Yetersiz kesit seçimi raf sisteminin stabilitesini doğrudan etkiler.
Deprem sırasında yük dağılımı simetrik değilse sistemde torsiyon oluşur. Bu durum çerçeve deformasyonu, travers çıkması, kolon burkulması riskini artırır. Özellikle tek taraflı yüklenen raflarda bu problem sık görülür.
Travers kilitleri raf stabilitesinin önemli elemanlarıdır.
Deprem sırasında, titreşim etkisiyle traversler yuvalarından çıkabilir. Bu durum zincirleme göçmeye neden olabilir.
Yüksek raf sistemlerinde arka çaprazlar ve yatay stabilite elemanları kritik rol oynar.
Eksik stabilite elemanları şu riskleri oluşturur:
Bu nedenle özellikle 6 metre üzerindeki raflarda stabilite elemanları zorunlu kabul edilir.
Raf sistemi sismik analiz, rafların deprem sırasında maruz kalacağı yatay kuvvetlerin hesaplanması ve sistem stabilitesinin doğrulanması işlemidir.
Bu analiz aşağıdaki parametreleri içerir:
Analiz sonucunda sistemin deprem altında güvenli olup olmadığı belirlenir.
Türkiye’de bu analiz genellikle şu standartlara göre yapılır:
Bu standartların birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bir raf sisteminin deprem performansı tek bir parametreye bağlı değildir.
Aşağıdaki değişkenlerin tamamı birlikte değerlendirilmelidir:
Yükseklik arttıkça devrilme momenti büyür.
Bu nedenle yüksek raf sistemlerinde sismik analiz zorunludur.
Kimyasal ankrajlar genellikle daha yüksek performans sağlar.
Ancak beton dayanımı yeterli değilse ankraj kapasitesi düşer.
Zemin rijitliği deprem davranışını doğrudan etkiler. Zayıf zeminlerde titreşim büyümesi oluşabilir.
Uzun koridorlu raf sistemlerinde rezonans etkisi artabilir. Bu nedenle yerleşim planı deprem güvenliğinde kritik rol oynar.
Paletli yükler deprem sırasında salınım yapabilir. Bu durum sistem stabilitesini olumsuz etkiler.
Deprem güvenliği yalnızca projelendirme aşamasında değil, kullanım sürecinde de sağlanmalıdır.
Aşağıdaki uygulamalar önerilir:
Yeni kurulacak raf sistemlerinde mutlaka sismik hesap yapılmalıdır.
Bu hesaplar EN 16681 standardına uygun hazırlanmalıdır.
Mevcut raf sistemlerinde ankrajların tipi, sayısı, yerleşimi, beton bağlantısı kontrol edilmelidir.
Forklift çarpmaları deprem dayanımını ciddi şekilde düşürür.
Bu nedenle kolon koruyucu kullanımı önerilir.
Eksik çapraz bağlantılar sistem performansını azaltır.
Gerekli durumlarda ilave stabilite elemanları uygulanmalıdır.
Deprem riski olan bölgelerde kapasite değerleri yeniden değerlendirilmelidir.
Bu işlem raf sistemi sismik analiz sonrası yapılır.
Türkiye’de birçok depo raf sistemi eski yönetmeliklere göre kurulmuştur.
Bu nedenle mevcut sistemlerde aşağıdaki kontroller yapılmalıdır:
Bu kontroller sonucunda sistemin deprem performansı belirlenir.
Forklift çarpmaları çoğu zaman küçük bir deformasyon gibi görülür. Ancak bu hasarlar kolon kesit rijitliğini düşürür. Bu durum deprem sırasında sistem davranışını ciddi şekilde değiştirir. Yapılan mühendislik çalışmalarına göre, kolonda %10 deformasyon oluşması taşıma kapasitesini %30’a kadar düşürebilir. Bu nedenle hasarlı raf sistemlerinde deprem riski önemli ölçüde artar.
Deprem sonrası raf sistemlerinin yeniden kullanımı mutlaka teknik inceleme gerektirir.
Aşağıdaki durumlar kontrol edilmelidir:
Bu inceleme yapılmadan raf sistemlerinin kullanılmaya devam edilmesi önerilmez.
Saha incelemelerinde en sık karşılaşılan problemler şunlardır:
Bu hatalar sistem stabilitesini ciddi şekilde azaltır.
Depo raf sistemleri deprem sırasında yalnızca yük taşıyan elemanlar değil, dinamik davranış gösteren mühendislik yapılarıdır.
Sonuç olarak:
Bu adımlar yalnızca depo raf sistemi deprem güvenliği sağlamak için değil, aynı zamanda işletme sürekliliğini korumak için de kritik öneme sahiptir.